Dil medeniyettir

20 Ağustos 2015 Perşembe
Yusuf Salihoğlu habersehri@hotmail.com

Dil medeniyettir. Bir medeniyeti oluşturan tüm unsurlar, yüzyıllar boyu o medeniyetin diline sirayet eder. O dil ile bütünleşir, harmanlaşır, birbirinden ayrılmaz bir hale gelir. Sözgelimi İslam medeniyetinin dili Arapçadır. Türkler Müslüman olduktan yani bu medeniyete dahil olduktan sonra, islam medeniyetinin dili ile kendi dilleri arasında etkileşim olmuştur. Bu etkileşim o kadar fazladır ki ; İsmet Özel bu durumu şöyle ifade eder; “Türkçe’den Arapça ve Farsça’yı çıkarırsak “hiçbir şey” diyemeyiz. Zira ‘hiç’ farsça,  ‘şey’ ise Arapça’dır.”
Türkçe içerisindeki arapça unsurlar öylesine fazladır ki, artık bu kelimelerin kökenlerinin arapça olduğunu düşünmeyiz. Tamamen Türkçe olarak kullanırız. Bu o medeniyet ile özdeşleşmenin bir göstergesidir. Bu yüzden herhangi bir dili öğrenen kimse, ya da yurtdışında uzun süre kalan bir insan, o yabancı dilin kültüründen ister istemez etkilenir.
Evet en başta dil’in medeniyet olduğunu söyledik, bir dil ne kadar zengin ise , o medeniyet, o kadar zengindir. Dil’deki zenginlik, o medeniyeti oluşturan bütün alanlarda kendini gösterir. Şiir’de, Edebiyat’ta ve sanatta bütün alanlarda bunun etkisini görebiliriz. Dil’imizin medeniyetimiz ile iç içe olduğu, barışık olduğu dönemlerde yetiştirdiğimiz Şairler, Yazarlar, Mütefekkirler ve sanatçıların eserlerinde bu izlere rastlayabiliriz. Cumhuriyetin kuruluş Felsefesinin, İslam Medeniyetine olan tutumu netincesin de meydana gelen Dilde sadeleştirme ve saf Türkçe’ye dönme çalışmaları bizi Şiirde, Edebiyatta ve Sanatta çok gerilere götürmüş, artık dünya çapında ne bir Şairimiz ne edebiyatçımız ne de düşünürlerimiz çıkmıştır. İslam Medeniyetinin ortak dilinin  zenginliğinden istifade edemeyen bir Şair, yazdığı şiirlerde anlam yoğunluğunu, derinliğini bulamamaktadır. Bu kısırlığa misal vermek gerekirse bugünkü Türkçe’de kullandığımız “Açık” kelimesini ele alalım. “ “Açık” kelimesinin hangi “osmanlıca” kelimelere karşılık olduğuna bakalım: 1. Zimmet. 2. Müsteban. 3. Mekşuf. 4. Aleni. 5. Münhal. 6. Celî. 7. Bâhir, hüveyda, ayan, zâhir, âşikâr. 8.Vâzıh.
9.Müstehcen
Bugün bu “osmanlıca” kelimelerden sadece bir kaç tanesi (zimmet, aleni, âşikâr gibi) biliniyor ve nadiren kullanılıyor.Günümüzde “zimmet”, daha çok “emanet parayı kendisine mal etme” anlamında yaşıyor. Bir de “korumak üzere verilen para veya eşya” anlamıyla kullanılıyor. Bu durumda, “zimmet”in “açık” olarak anlaşılması mümkün değil.1945’te yayınlanan Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğünde, “zimmet” kelimesi “bir ticaret kuruluşunun borçlarının topu” şeklinde açıklanıyor. Bu anlam “açık” olarak kabul edilebilir. Fakat tam karşılamaz. “Müsteban” açıkla eşanlamlı sayılabilir. Belki de yüz yıldır, sözlüklere terk edilmiş bir kelime. Mekşuf “keşif”le aynı kökten, açılmış, açık mânası var. Münhal “boş, açık” demek. Mesela, “münhal memuriyetler var”, yerine “açık (veya boş) memuriyetler var” diyebilirsiniz. Bu anlamda az da olsa kullanılıyor.Gelelim “celî”ye… Bu kelimenin de “açık” anlamı var. Fakat artık bir yazı çeşidi olarak biliniyor. Uzaktan kolaylıkla okunabilen yazıya “celî” deniliyor. Bâhir’in parlak anlamı yanında, açık mânası da var. Hüveyda, ayan, zâhir, âşikâr da öyle. Vâzıh da “açık, kolay anlaşılır” demek.”. (1) Bu misalden de görüldüğü üzere eskiden her olay için 9 farklı kelime ifade ettiğimiz bir durumu bugün tek bir kelimeye indirgemek durumunda kaldık. Bu dilin fakirleşmesi demektir. Dilin fakirleşmesi o dili kullanan bir şairi yada yazarı etkilemez mi? Kelime dağarcığı fakir olan bir şairin ortaya koyacağı şiirde bu fakirlikten ve kısırlıktan nasibi alacaktır.  İstediği anlam derinliğini ve yoğunluğunu şiirine veremeyecektir.
Kelimelerin lafzi ve mana derinliğine nüfuz edebilmek için, o kelimelerin medeniyetin içerisinde yer alması, o medeniyet ile yoğrulması ve yüzyılların yaşayış tarzının oluşturduğu kültür ile içi çe olması gerekir. Yaklaşık 1500 yıllık bir medeniyet ve kültür ile harmanlaşmış bir dili kullanan bir toplum, o medeniyetin bütün yoğunluğuna, derinliğine ve anlayışına hakim olabilir. Böyle bir toplum ancak insanlığa yeni bir anlayış, yeni bir gelecek sunabilir. Eğer bizler bu toplum olarak dünyanın bize ihtiyacı olduğunu düşünüyorsak, işe öncelikle bu anlayışı ortaya koyabilme iradesini gösterebilmekle başlamalıyız.

(1)    Mehmet Doğan “Dili daralt, sözlüğü genişlet!” Vahdet Gazetesi

Bu köşe yazısı 1996 kez okunmuştur.
Bu haberde sizin de yorumunuz yayınlanabilir! Lütfen üye girişi yaparak bir yorum gönderin.
Yorum gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye Girişi | Üye Ol
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Suriye meselesi bir tuzak mı?

Evet bu bir tuzaktır.% 75(9)
Hayır tuzak değildir.% 16.67(2)
Bir fikrim yok.% 8.33(1)
Takımlar O G B M P
1DG Sivasspor 11003
2Yeni Malatyaspor 11003
3Yukatel Denizlispor 11003
4A. Alanyaspor 11003
5Antalyaspor 11003
6Çaykur Rizespor 11003
7Kasımpaşa 10101
8Trabzonspor 10101
9Konyaspor 10101
10MKE Ankaragücü 10101
11Fenerbahçe 00000
12Gazişehir FK 00000
13Gençlerbirliği 10010
14Göztepe 10010
15İM Kayserispor 10010
16Galatasaray 10010
17Beşiktaş 10010
18M.Başakşehir 10010
Şampiyonlar Ligi
UEFA Kupası
Küme Düşenler
İMKB 100
99.438
DOLAR
3,5303
EURO
3,9309
Cumhuriyet Altını
946,34
Copyright © 2010 Intolia Haber Yazılımı - Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.